HAYAT VE BEN
Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü... 40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. “Ölümümden
sonra aç” diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına. Şöyle diyordu, satırlarında: “Sevgilim,bir
tanem. Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet. Sana
hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor
musun? Öyle heyecanlı ve gergindim ki, şeker diyecekken ‘Tuz’ çıktı ağzımdan. Sen ve herkes
bana bakarken,değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın
bizimilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayıdefalarca
düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim. Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için
hiçbir sebep yok...İşte gerçek: Ben tuzlu kahve sevmem! O garip ve rezil bir tat.Ama seni
tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim.Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle
olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum.
Dünyaya bir daha gelsem, herşeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı
yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam
da...”Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı. Lafı açıldığında birgün biri, kadına
“Tuzlu kahve nasıl bir şey?” diye soracak oldu.. Gözleri nemlendi kadının...Çok tatlı!.. dedi...
Hayat ve ben
19 Ekim 2007 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder