19 Ekim 2007 Cuma

CAN DÜNDAR

Yalnızlığa alışmalı

Bavulları hep toplu durmalı insanın... Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği

hesaplanmalı...Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vaz­geçmeli...İhanetlere,

terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı...Yalnızlığa alışmalı... * * * Çünkü "omuz

omuza" günlerin vakti geçti. Dayanışma... günümüz borsasının değer kaybeden hisse senet­

lerinden biri artık...Bireyin keşif çağı, geride kı­rık dökük yalnızlıklar bıraktı.Terörün bile

bireyselleştiği çağdayız. Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil; zaman, tek başına

dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır. * * * İşte o yüzden alışmalı yalnız­lığa...Sokaklar

dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan... Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders

çıkarmalı... Hüzünlü bir şarkıyla paylaşı­lan gecelerde başım dayayacak bir omuz arama

huylarından vazgeçmeli... Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı...Romanlardan

yalnızlığı yücelten paragraflar aşmalı evin en görünür duvarlarına..."Yalnızlık paylaşılmaz/

Paylaşmılsa yalnızlık olmaz" dizeleriyle başlamalı güne... Telesekretere "şu anda

size cevap verebilecek kim­se yok" denmeli, "... belki de hiçbir zaman olmaya­cak..."

Cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı... * * * Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.Haklılığın onuru

yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.O yüzden en sessiz gecelerde ''doğruydu, yaptım"la

teselli bulmalı insan...Feryada komşuların yetişmemesine, soğuk duvar diplerinde sessizce

ağlaşmaya alışmalı... Kendiyle he­saplaşmaya çalışmalı...Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla

gülüşmeye, kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır ol­malı...Hep başını alıp gidebilecek

kadar cesur, ama hep kalıp savaşacakmış kadar gözüpek olabilmeli...Sessizliği, sese

dönüştürebilmeli... * * * Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan... Yollarla barışmalı...

Yalnızlığa alışmalı... CAN DÜNDAR

Hiç yorum yok: