19 Ekim 2007 Cuma

TUZLU KAHVE

Tuzlu KahveKıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi. O gün peşinde o kadardelikanlı vardı

ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın

davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye

oturdular.Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu.Onun bu hali

kızın da huzurunu kaçırdı...“Ben artık gideyim” demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu

çağırdı.“Bana biraz tuz getirir misiniz” dedi. “Kahveme koymak için.”Yan masalardan bile şaşkın

yüzler delikanlıya baktı. Kahveye tuz! Delikanlıkıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine

döktü ve içmeye başladı. Kız, merakla “Garip bir ağız tadınız var.” dedi.. Delikanlı anlattı:

“Çocukkendeniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin tuzlu

suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz

koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadıdilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki

evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum... Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.

Onları ve evimi öyle özlüyorum ki...” Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının... Kız

dinlediklerinden çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadarözleyen

bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri... Ev

duyusu olan biri... Kız da konuşmaya başladı. Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi... O da

ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu... Tatlı ve sıcak. Ve de bu sohbet öykümüzün

harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii...Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu

gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses ne zaman kahve

yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu

Hiç yorum yok: