23 Ekim 2007 Salı

kimi sevsem sensın...Atilla İlhan...

Kimi sevsem sensin/ senden ibaret/ Hepsini senin adınla çağırıyorum/Kimi sevsem sensin/ hayret/ in misin cin misin anlamıyorum."Elbette Attilâ ilhan gibi bir aşk gurusunun onca bilgeliğiyle anlamadığını ben anlayacak değilim; lâkin hissettiğim odur ki, her sevdiğinde bir unutulmazdan izler yakalayanlar ola ki, "o"nda aslen kendilerini bulmuşlardır ve filhakika her yeni sevda masalında asıl arayıp durdukları kahraman da o unutulmazdan ziyade kendileridir.Binaenaleyh, malum mısrayı, "Kimi sevsem, ben" diye yazmak ziyadesiyle mümkündür.Mısrayı virgülsüz ve sonunda soru işaretiyle okursak "Kimi sevsem ben" diye düşünür ademoğlu...Sorduğu soru kendisidir aslında; o yüzden sonunda bulduğu cevap da kendine benzer.Sevdiğini kendi gibilerden seçer.O yüzden sevdalılarımızın herbirinde bizden izler vardır."Kimi sevsek," onda ruhumuzun farklı bir rengi yansır.Yavuklular albümümüz, pembeleşen, yeşeren, sararan, kanayan, katranlaşan aşklarımızdan bir ebemkuşağıdır.İster "kırbaç dili tutam tutam alevlenen" bir şehvet rüzgârı olsun, ister "bırakılınca korkudan gözleri sislenen" bir şefkat limanı...Her biri biziz; cümleten bileşkemiz...Ama sonunda kendinden de sıkılır insan elbet...Gün gelir, terk edebilir en sevdiklerini bile...Bir tek yalnızlığımız, ömür boyu yalnız bırakmaz bizi...O yüzden bence aşk. tek kişiliktirBencede

Hiç yorum yok: